17 Ağustos 2009 Pazartesi

kuzguncuk'ta da köfte var..

işte yılların klas köfte salonu.. kadir abinin yeri.. kuzguncuk ışıklardan girince solda manavın hemen yanında.. farketmemeniz imkansız zaten.. köftelerini yiyince de unutmanız..

geçen senelerde hangi akla uyup bilmem, bir süre kuru temizleme dükkanı açıp, çok şükür ki onu sürdüremeyip tekrar köfteciye dönüş yaptılar..

erken-öğlen bir saatte başlayan servis akşam 10 civarına kadar devam ediyor ama siz yine de işi şansa bırakmayıp daha erken gidin, bazı zamanlar köfte kalmıyor.. piyazı ise genellikle köfteden evvel bitiyor.. bu durudma salataya talim..

köfte her daim leziz, garnitürü biraz az da olsa gerçek zeytinyağı ilaveli piyaz takviyesiyle tatmin edici bir deneyim sağlıyor. ederi 8,50 türk lirası. yemek sonrası kuzguncuk sefası da cabası.. sahildeki çınaraltında nefis türk kahvesi tavsiye olunur..

afiyet olsun..

31 Temmuz 2009 Cuma

uzun baca, uzun bıyık..

beşiktaştaydık dün gece. üst geçit ve alkım kitabevinin yanından girdik ve caddeboyundaki köftecilerden birinde durduk. oldukça uzun bacasıyla dikkat çeken arabadaki bu yapılanma komşular rahatsız olmasınlar diyeymiş. bir an radyo yayını yaptıklarından da şüphelenmedik değil. köftelerin etlerini de aldığı kasabın önüne gece 22'den sonra çıkan ibrahim balta 20'den itibaren hemen sokak içinde hazırlıklarına başlıyor. daha önce sokak içinde dükkan da işleten ibrahim abi 50 yıldır oralarda, genç görünmesinin sebebi saç boyası :)

köfteleri beklerken sohbet etme fırsatı buluyoruz, geçmişini tüm samimiyetiyle anlatıyor. şimdilerde beraber köfte işini yaptıkları nazmiye hanımla tanışıp evlenene kadar oldukça hareketli bir geçmişi olmuş kendisinin, şimdilerde durulmuş.

nazmiye hanımın kendi yaptığı köfteleri elemanları pişiriyor. yarım ekmek içinde beş köfte ve dilediğince gerçekten közlenmiş biberle teslim alan kişi, hemen yandaki açık büfeden özgürce soğan, domates, biber, kekik, maydonoz doldurabiliyor ekmeğine. ederi 4 lira.

ayranın 1 lira olduğu müessese hijyen konusunda da gayet iyi durumda.

22'de başlayan servis sabah 06-07'lere kadar devam ediyor. ağırlıklı olarak öğrencilerin oluşturduğu müşterilerin arasında paket yapıp eve götüren ev hanımları da dikkat çekiyor. ibrahim abi müşterilerle yakın temasta olmayı seviyor, müessesenin ikramı olan çayı içmeden kalkmak da yürek istiyor. (bkz. ibrahim abinin bıyıkları)




30 Temmuz 2009 Perşembe

izmire gideriken gölyazıdan geçeriken..

bursa otobanından çıktıktan bi süre sonra insan acıkır ya hani.. uluabat gölünün kıyısında ama yolun karşısında aniden gözünüze çarpar gölbaşı köftecisi.. tereddütsüz çekersiniz sağa, serin hafif esintili verandaya kurulursunuz. köfte, evet köfte!

hafif esintili bir veranda. erken öğlen bir vakit olduğu için yollar kadar veranda da sakin. ben gideren hareketlenmeye başlamıştı.

göl, yolun karşısında.

ve köfteler çok gecikmeden gelir. 24 saat açık olan müessesede her saat köfteye ulaşmak mümkün. yoğurt lezzetli, lakin araç kullanacaksanız ve uyku yaparsa bünyenize, dikkatli olun. közlenmiş biber güzel detay, şöyle bir ızgaradan geçirilmiş yalancı közde biberden hiç hoşlanmam, yapma o vakit. közde biber ölmüş olmalı..


köfte porsiyonu açlık durumunuza göre kesmeyebilir. yoğurt ve ekmek takviyesi, ya da köfteyi bir buçuklatmak olası. bir porsiyonu 6,50 lira, gayet makul. lezzeti tatmin edici. köftenin kıymasal herhangi bir sorunu yok. yola mutlulukla devam edebiliriz artık, afiyet olsun.

24 Nisan 2009 Cuma

çukurcumada hisko, kardeşlerin en iyisi

tabi bu kendi iddiası, kardeşlerinin köftesini yemişliğimiz yok. fransız sokağının alt girişine gelmeden hemen sağda. 1976 dan beri aynı dükkanda, öncesinde daha aşağıda yine yakınlardaymış. bütün kardeşleri bu işin içindeymiş, evveliyatında beraber de çalışmışlar ama tövbe edip şimdi sadece kızkardeşiyle yapıyorlar köfteleri.

köftenin dışında pirzola gibi et mamülleri ve birkaç çeşit ev yemeği de bulmak mümkün. ama esas hüneri köfte.

pek iddialı olmayan patates kızartması ve pilavın da bulunduğu tabağı közde biber ve ekmek kızartması şenlendiriyor. piyaz ise ne yazık ki ayçiçek yağıyla.. köftesinin formülünü "1 kilo kıymaya 100 gram ekmek" olarak açıklıyor ama başka hiç bir şey koymadığına kasabının bile inanmadığını ekliyor.

bu köfte tabağı ve piyaza ödenecek rakam 1o lira. sabah 10-11 gibi açılan dükkan gece de yine aynı saatlerde kapanıyor. haber yaptığım her köfteciye tekrar uğradığım gibi bir öğlen saatinde tekrar uğramak üzere ayrılıyorum. afiyet olsun :)

11 Nisan 2009 Cumartesi

sultanahmet'te başka ne yenir ki..

yazdan kalma bir gün (geçen yazdan), bu yaz bi türlü gelmiyor. cumartesi güneşi altında tramvaydan "köfteeee!!.." diye attık kendimizi meriçle.. tramvay durağını köftecilerin önüne yaparsan olacağı bu. üstelik de kuyruk bekledik, neyse ki telsizli dört kata yayılmış operasyon çok sıkı ve fazla beklemiyorsun, ikişer üçer masalara konuşlanıyorsun..

çok geçmeden köftelerimiz de geldi. fotoğraftaki porsiyonlar 1 1/2 (bir buçuk) yanında sadece turşu biber geliyor. acı sos ise orta karar. dayanılmayacak acısı yok. inanılmaz bi sirkülasyon, ocak sürekli çalışıyor ve köftelerin kıvam ve lezzetleri oldukça iyi. ama közde biber ne de güzel yakışırdı şu köftelerin koluna.. 

fiyatlar da tatminkar. ortalamanın biraz üstünde olduğunu söyleyebilirim onu da turistik sultanahmet atmosferine veriyoruz. (bugün oldukça uzlaşmacım sanırım) köfteler oldukça cüsseli olduğu için yanına pilav ya da başka doyurucular gerekmedi ancak bir piyaz bir yoğurt bunlar güzel şeyler.. 


unutmadan, yanınızda nakitle gidiniz, kredi kartları burda geçmiyor.

afiyet olsun.. 

3 Nisan 2009 Cuma

ortaköyde murattan köfte yedik..

epey bi aradan sonra bu sefer ortaköyde friendfeedden organize olup köfte yemeye gittik.. (ayrıca köfte sonrası raporu da burada..) saat 7 gibi köfteci muratı ortaköy dereboyu caddesi üzerindeki vestel bayiinin yanındaki sokak içinde kıskıvrak yakaladık.. tam zamanında gelmişiz ki, bizim köfteleri atmasıyla birlikte tezgahına bir bereket bir kalabalık.. ayağımızın uğurudur belki de.. 

murat 30 senelik baba tezgahını işletiyormuş. babasını 14 yaşında kaybettikten sonra geçmiş tezgahın başına, o gün bugündür de aralıksız devam etmiş. hazırlıklarını sürdürdüğü dükkanına yakında geçmeyi planlıyormuş, sulu yemek de olacak dedi heyecanla.. sembolik olarak arabada da köfteye devam etse dedim içimden.. dükkan köftesi böyle olmaz ki..  

minik köftelerden yarım ekmeğe 8 adet düşmekte. soğanı, köz biberi acımadan koymakta, ayrıca rendelenmiş havuçla da karşılaşmak mümkün tezgahta.. pul biber ise vazgeçilmez aksesuar.. içecek olarak sadce ayran alternatifiniz var.. (bir kontrolsüz kafiye durumundayız bi yandan..)

gelelim fiyatlara.. istanbul tezgah köftecileri odasından belirlenmişçesine muratın da yarım ekmek köftesi 5 lira.. ayran için ayrıca 1 lira ödemeniz gerekmekte.. 

lezzet kişiye özel bir durum elbet, ancak bir daha gidişimde sosa acımam ama havuçsuz bi yarım ekmekte köftelerin daha belirgin olacağını düşünmekteyim..

afiyet olsun.. 

5 Şubat 2009 Perşembe

kabataşa köfte seferi..

evet yine kabataşa geçiyoruz. bu sefer hemen üsküdar motorlarından indiğimiz noktada köftecimiz..

minik bir oluşum selahattin abininki. arkadaki set üstünde minik masalar ve tabureleri var. hep görürdüm pek yakalayamazdım, zira 11:00 - 20:00 arası çalışıyormuş. yazları sanırım biraz daha kalıyor ama kendisi de pek emin değil :)

tesislerine tezat durumdaki iri sandviç ekmeğine devasa üç köfte koyuyor, biber de közlüyor. tabi en güzel yanı ekmeği ters olarak ızgara etmesi ki, çoğu köfteciden rica minnet alınan bir hizmet bu.

acı severlere bir not; direk olarak adanadan bi arkadaşı vasıtasıyla getirttiği kırmızı pul biberine son derece güveniyor. haklı da ayrıca.. biber fena..

bir köfte bir ayrana verilen para 5 lira. bunun 4 lirası köfteye ait. çevre ofislerden de öğlen ve iş çıkışlarında oldukça rağbet gördüğünü söyleyebilirim.

afiyet olsun..